Orhan Gencebayın adını duyunca hemen geldim

Haber Kategorisi: 2002 Haberleri

İtalyada yaşayan yönetmen Ferzan Özpetek, İdeal Kartın reklam filmi için Türkiyeye geldi. Özpetekin sevgilisini Romada bırakıp buraya dönmesinin nedeni gençlik idolleri Türkan Şoray ve Orhan Gencebay ile çalışacak olması

 

“Büyük bir aşkım olsa, mutlaka dönerim Türkiyeye” demişsiniz. Aşık mı oldunuz, film çekmeye mi geldiniz? Aşığım. Şu anda çok büyük bir aşkım var ama şimdi Romada. 7 aydır çok çok büyük bir aşk yaşıyorum ve kendimi çok şanslı görüyorum. 43 yaşındayım ve 43 yaşında böyle bir şeyin hayatıma girmesi müthiş. Bu önceki aşklarımdan çok farklı, çok değişik. Aşkı algılayışım da öyle. Belki yaşımın getirdiği bir olgunluk bu. Nasıl bir farklı algılayış bu? İnsan belirli zamanlarda yaşamında bir şeylere önem vermez. Zor ilişkiler, kafanızı yoran ilişkiler vardır. Kaçarlar ve onun peşinden gidersiniz. Bir gün çok iyi, bir gün çok kötüdür. Bunların çok dışında, her şeyin basit, sakin olduğu bir ilişki yaşıyorum. Her şeyin rahat bir şekilde karşılandığı bir ilişki. İtalyan basını özel yaşamınıza saygılı mı? Evet. Çünkü orada özel yaşamın gizliliği yasası var. Çok para kazanabilirsiniz özel hayatınız ihlal edilirse. Geçen sene çok konuşulan bir ilişkim vardı ortalıkta. Sadece konuşulmakla kaldı. Bir gazetede onunla ilgili çok uzaktan bir yazı çıktı. Ama kimse özele girmedi. Bizi hiç yakalamadılar! “Son altı ayda 19 reklam filmi çektim” Madem aşk için gelmediniz, İstanbula niçin geldiniz? Buraya Türkan Şoray ve Orhan Gencebayla çekeceğim Dışbank reklamı için geldim. Önceki filmler beğenilince devamı istendi. Türkan hanım ve Orhan bey aynı filmde rol alacaklar bu kez. Aynı rollerin devamı diyebilirim. Her ikisi de çok beğendiğim kişiler. Orhan Beyin adını duyunca hemen kabul ettim. Orhan Gencebay dinler misiniz? Dinliyorum. Yıllarca hepimizi etkilemiş bir müziği var. Türkan hanım da aynı şekilde. Gençliğimin idolleri… Çok reklam filmi çekiyor musunuz? Evet. Yarısını reddetmeme rağmen son altı ayda İtalyada 19 tane çektim. Reklam filmi çeken biri olarak siz ne düşünüyorsunuz? Reklam, izleyeni aldatmak, abartmak mı sizce? Benimkisi ne kandırmak ne abartmak. Belli bir duyguyu seyirciye yansıtmak istiyoruz biz. Güldürmek, ağlatmak, bir duyguyu yansıtmak. O duyguları yansıtırken, ürün geri planda kalırsa? Kalmaz. Onun kurnazlığı var tabii. Örneğin Türkan Şorayla yaptığım film için “Orhan Gencebaydan daha az geçerli” dediler. “Ablam kötü bir oyuncuydu” Türk kahvesi içiyorsunuz, çok mu seviyorsunuz? Severim. Türkiyeye her geldiğinizde kahve falı baktırırmışsınız. Yine baktırdınız mı? Evet. İki gün önce. Yengem baktı. Burçlara, fala, bu tür şeylere inanıyor musunuz? Evet. İnanmak çok hoşuma gidiyor. Burcum Kova. Fantezimi çok artırıyor fal ve burç olayı. Hayatımı ona göre yönlendirmiyorum ama beni etkiliyor. “Ruhlara inanıyor musun?” derler. Ben inanıyorum. Kadere inanıyorum. Bu kadar şeyin tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Ablanız Zeynep Aksu da bir sinema oyuncusuydu. Onun kariyerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Kötü. Mantıksızca yapılmış bir kariyer. Sinema aşkı olmadı hiçbir zaman ablamın. Örneğin Türkan Şorayda büyük bir tutku var. Ben hayatımı sinemaya veriyorum. Ablanızla sinema yapmak ister miydiniz? yarın, öbür gün olur, hiç belli olmaz. Hayır. Şimdi üzülecek bunu okuyunca ama, iyi bir oyuncu değildi. Belki olabilirdi. Belki Yurtdışında yaşamak, daha milliyetçi bir bakışa neden oluyor mu? Türkiyenin çok önemli bir dönemde olduğunu düşünüyorum. Geçen hafta benimle bir röportaj yaptı bir İtalyan gazetesi. Bana idamın kaldırılması ile ilgili bir soru sordu. O ana kadar Türk asıllı İtalyan yönetmenken o anda Türk yönetmen oldum. Bu da hoşuma gitti. “Avrupa adımından mutlu musunuz?” diye sorunca “Hangi Avrupa?” yanıtını verdim. Türkiyenin seçimlerde ne olacağını merakla bekliyorum. Oy kullanacak mısınz? İstiyorum. Belki bunun için gelirim. Yeni Türkiyeye umutla bakıyorum. Tayyip Erdoğanın yasaklanmaya çalışılmasını da saçma buluyorum. Demokratik bir ülke de herkesin aday olabilmesi gerek. Kimin geleceğine halk karar verir. Yeni filmin çekimleri eylül sonunda başlıyor Türkan Şorayla bir filmde çalışmak istiyordunuz. Türkan hanımla somut bir proje üzerinde konuştuk. Böyle bir düşüncemiz hâlâ var. “Hamam” filminizi izledikten sonra Madonnanın çalışmak için size teklif gönderdiği söylenmişti. Ne oldu? Evet, böyle bir şey var. Menajerim çok uğraştı. Çok konuşma yapıldı. Son olarak “Harem Suare”yi görmüş ve beğenmiş. Hâlâ bir sonuç çıkmadı. Ama bu arada Madonna bir yönetmenle evlendi, onun filmlerinde oynuyor. Belki olur. Genelde oyuncular, beğendikleri yönetmenlere böyle teklif mi gönderirler? Genelde böyle olmaz. Ama menajerler arasında bu tür konuşmalar geçebilir. Bazen ben de bir film görüyor ve “Bu oyuncuyla çalışmak istiyorum” diyorum ama aradan bir hafta geçiyor, unutuyorum. Çok da abartmamak gerek. Şu anda ABD ile çok önemli bir proje için görüşüyoruz. McCarthy dönemini anlatan bir film. Konusu Elia Kazanın yaşamı, yaptığı şahitlik… Ama benim kafamdaki tek şey kendi filmimi yapmak. Yeni filminiz “Karşıdaki Pencere”ye bu ay başlıyor musunuz? Eylül sonunda başlıyorum. Şu an İtalyada hazırlıkları devam ediyor. Filmi pek anlatmak istemiyorum. Bu çok kısıtlı bir şey. Bir aşk hikayesi. Genç ve çocuklu bir çift, yaşlı bir adamla karşılaşıyor ve o yaşlı adam yaşamlarına bazı yenilikler getiriyor. Geçmiş üzerindeki düşüncelerini değiştirmelerini, kendi aşkını anlatırken aşkı tanımlayışını anlatıyor. Böyle özetleyebilirim. Aşk sizin için çok önemli. Her sette yeni bir aşk yaşıyormuşsunuz. Yaratıcılığınızı mı artırıyor bu? O şöyle bir şey. Bir uçakta uzun bir yolculuk yapıyorsunuz. Bazen uçak sallanır, kendinizi kötü hissedersiniz. İşte ben orada gözüme hoş birini kestiririm. O kişi beni oyalar. Tehlikeli bir anda o çok hoş insanın da benimle aynı uçakta olduğunu düşünürüm. Sette de, o sete gitmek için bir neden olması, bir aşk yaşamak durumu var. İlk filmimde bunu yaşamıştım. Öyleyse uçaktan inince biten bir hoşluk bu… İşte o yüzden aşk değil.

Bir önceki Derviş, Orhan Abi hayranı çıktı başlıklı haberimiz etiketi, konser etiketi ve mezar etiketi hakkında bilgiler verilmektedir.