Önce seni vuracaktım, ardından kendimi

Haber Kategorisi: 2004 Haberleri

aşk mektupları / Sevim Emre ve Orhan Gencebay Orhan Gencebay anlatıyor “Hayatımızı birleştirme kararını 1974 yılında verdik. Birlikte Beyoğlundaki Yeni Melek Sinemasına Love Story filmini izlemeye gitmiştik. O gün başlayan arkadaşlığımız 30 yıldır kesintisiz sürüyor” Bir anlayışa göre bu dünyada herkesin bazı sınav konuları olurmuş ve herkes başarısına göre öbür tarafta yargılanırmış.Sanırım bu dünyada benim en önemli sınav konularımın başında “SEN” geliyorsun. Ne derece başarılı olduğumu bilmiyorum ama, ben kendimce sana verebileceğim en yüce değerleri vermeye çalıştım. Sevgi, saygı ve hoşgörünün zirvesini yaşadık seninle. Sen benim dünyamdın.Hatırlar mısın 1979 senesinde bir kuduz olayımız vardı! Senin kuduz olma ihtimalini 11 gün ne acılarla yaşamıştık. Ben 10. günde bir rüya görmüştüm. Rüyamda seni bir ağaca bağlamıştım ve kuduz mikrobu seni esir almıştı. Çektiğin acıya dayanamayıp tabancayla seni alnından vurdum. Arkadan kendimi de öldürdüm. Bende kuduz mikrobu yoktu ama ikimizin de hayatına son vermiştim. Uykudan uyanıp gerçeğe döndüğümde, eğer mikrop galip gelirse rüyamdakileri uygulayacağıma karar vermiştim. 11. gün sende mikrop olmadığını öğrenince yeniden doğmuş gibi olduk. Sevinçten ağladık, şükrettik.İşte seninle 30 sene bu duyarlılıkla geçti. Yazacak o kadar şey varolmasına rağmen birbirimize bir şey yazmanın gereği var mı diye de düşünüyorum. Nasıl olsa yazacaklarımı anında hissettiğini biliyorum. Yanımda olduğun zaman bir bakış yetiyor, olmadığın zaman da telepati ile haberleşiyoruz zaten…Fakat yine de benim ağzımdan bazı sözleri duymak senin hoşuna gidecek diye düşünüyorum. Çünkü ben de öyleyim. Düşüncelerden çok eylemler daha etkilidir ki, o da şu ana kadar söyleyemediğim ve yapamadığım güzellikleri senin için söylemek ve senin için yapmak istediğime inan. Sevgi paylaşmak içindir ve onu seninle “SONSUZA” kadar paylaşmak istedim ve istiyorum. Orhan Orhan Gencebayın mektubu Canım sevdiğim…Bugün 14 Şubat 2004… Sevgililer Günü… Ve ben seni yine her zaman olduğundan çok, hiç eksilmeyen aşkımla seviyorum… Benim mutluluğum; yalnızca sevmek, seni sevmekti! Ve sana olan aşkım… Aşk evet bir tek kelime… Ama ifade ettiği mana kelimelere sığar mı? Sevgi ne büyük bir güç. Sevgilerden sevgiler doğuyor… Seni, senden olanları, seninle yaşananları seviyorum… Sen benim efendimsin… Tanrıma şükrediyorum bana seninle yaşanacak bir ömür nasip etmiş… Biz aşkımızı, sevdamızı hepsenin şarkılarında anlattık. “Bir görüşte aşık oldum sana delice” diye başladın. Ve sonra diğerleri. Hep şarkılar, hep duygular bizi anlatan o duygu dolu sözcükler. Hepsinde bir anı. Bunları niye yazıyorum ki? Sen benim hissettiklerimi ben söylemesem de anlarsın, bilirsin, görürsün gözlerinde Sevimin duygularını. Saygı, sevgi ile geçen bunca yıl. Bana yaşattığın tüm mutluluklar için, gösterdiğin saygı, sevgi için, gururumu hiç bir zaman kırmadığın için, onurlu, başarılı, ailesine mutlulukların en güzelini yaşatanbir baba olduğun için, hep benim Orhanım olduğun için sana teşekkür ediyorum.Her zaman senin Sevimin… Sevim Emrenin mektubu

 

 

http://www.milliyet.com.tr/-once-seni-vuracaktim–ardindan-kendimi-/cumartesi/haberdetayarsiv/14.02.2004/26543/default.htm

Bir önceki Orhan Baba eskiye döndü başlıklı haberimiz etiketi ve orhan gencebay etiketi hakkında bilgiler verilmektedir.