Batsın bu dünya Türkiye'nin ağıdı

Haber Kategorisi: 2006 Haberleri

 

Bana göre ‘Batsın bu dünya’ Türkiye’nin ağıdıdır. Ben bu şarkıyı günde onlarca kişinin öldürüldüğü bir dönemde yaptım. Biz de topun ağzındaydık o zamanlar

RÖPORTAJ:
Kimileri için ‘kral’, kimileri için ‘baba’ ünlü sanatçıyı anlatırken yazılacak çok şey var. 36 yıldır Türkiye’nin tanıdığı, dinlediği ve bağrına bastığı en büyük seslerden biri. Hangimizin evinde bir Orhan Gencebay, albümü yoktur ki. Şarkı sözleri bir atasözü gibidir. Onun şarkılarına kayıtsız kalabilmenin imkanı yok. Batsın bu dünya dediğine bakmayın, sadece üzüntüsünden bu lafları söylüyor. Birçok sıfatının yanında bir sevgi adamı olan Orhan Gencebay ile enine boyuna herşeyi konuştuk.
Orhan bey, genellikle röportajın sonunda sorulur; ama ben bu soruyla başlamak istiyorum. Bir süredir derin bir sessizlik içerisindesiniz. Galiba hayranlarınıza sürpriz hazırlıyorsunuz?
Doğru tahmin ettiniz. Şu anda yeni albüm çalışması içerisindeyim. Notalarımı yazıyorum. Zaten başlayalı on gün kadar oldu. İnşallah yılbaşında çıkarmayı düşünüyorum. Bunun yanı sıra telif haklarıyla ilgili olarak birinci derecede çaba gösteren birisiyim.
Siz Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük seslerden birisiniz. Çoğunlukla ben sizi hüzünlü şarkıların insanı olarak biliyorum. Bu hüzün kişiliğinizin bir parçası mı?
Bestelerim genelde hüzün ağırlıklı olabilir, ama var olan yalnız hüzün değil. Ben insanın duyabileceği, yaşayabileceği, her türlü duyguyu ve olayı anlatmaya çalışıyorum. Haktan yanayız. Neticede her konuyu işlemeye çalışmışımdır ve çalışıyorum. Tabii çalışmalarımın odağı da sevgi saygı, hoşgörü ve bilgiye dayanır. Bu dört değerin içerisinde çalışmalarımı sürdürmekteyim. Hüzün yaşamın en önemli temel yapılarından biri. Bundan kaçmak mümkün değil, kimse de bundan kaçmaya çalışmasın. Mevlana’nın dediği gibi “Doğmayı gördüğünde batmayı da gör”
Çok ciddi görünüyorsunuz. Orhan Gencebay’ın bu tarafını bıraktığı anlar olmuyor mu?
Ciddi bir adamım bu doğru ama, o soğuk, nemrut tiplerden değilim. Allah korusun ki değilim. Ben gönlümde kahkahalar atıyorum, ama duyulmuyor. Çok şakacıyımdır. Dostlarla saatlerin nasıl geçtiğini anlamayız. İnsanları çok severim. Ciddiyet görünüşümde. Ben ciddiyetimi kesinlikle bir duvar gibi göstermek niyetinde değilim.
Doğrusunu söylemek gerekirse röportaja gelirken bu ciddiyetinizin karşıma soğuk bir duvar olarak çıkacağından endişeliydim.
Hayır, hayır asla öyle biri değilim.
Peki niye ‘batsın bu dünya’ diyorsunuz?
Olumsuzluklar olmasaydı batsın bu dünya demezdik. Bestemde yeni bir ortam yeni bir dünya kuralım demek istiyorum. Bu bir protes yapı. Her türlü duyarlılığı Yaradan’la paylaşmak, O’na inanarak, O’ndan istemek, niyazında bulunmak. Ama olumsuzluğu yapan insanlara da tepkimizi göstermek. Beste budur.
Hit olan bestelerin çoğu bir yaşanmışlığın sonucunda ortaya çıkıyor. Bu şarkıda böyle bir ortamda mı doğdu? Sizi isyan ettiren neydi?
Ben bu şarkıyı 75 yılında Türkiye’nin en zor yıllarında yaptım. Günde yüzlerce kişinin öldüğü, yaralandığı bir dönemdi. Can güvenliği yoktu. Apartmanlar silahlanmaya başlamıştı. Kapıda nöbet tutuluyordu. Yoldan geçen insanlara soruluyordu. “Sağcı mısın solcu musun?” İnsanlar eğer ters bir şey söylerse alnından kurşunu yiyordu. Türkiye’nin yaşadığı en zor dönemde yazdım bu şarkıyı. O yıllara tepkidir bu. Bana göre bu beste Türkiye’nin ağıtıdır. Ülkemizin ağıtıdır. Ve ‘Batsın bu dünya’ bestesi halkımız tarafından öyle benimsendi ki, hala da her yerde çalınıp söylenir. Bizde topun ağzındaydık o zamanlar, ama ben sevgiyle ortada olduğum için bana bakış sevgi ve saygıylaydı. Bana Orhan abi derlerdi. Bizim bir ağırlığımız vardı. Ben bütün eserlerimin haktan yana olduğunu anlatmaya çalıştım. Çok eleştiriler alıyordum.
Nasıl bir eleştiriyle karşılaşıyordunuz?
70’li yıllardan itibaren benim başıma gelmeyen kalmadı.. Yaptığımız müzikle ilgili tepkiler çok aldım. TRT ve aydınların bazıları tarafından çok eleştirildim. Şu andaki rahatlığım bu acıların karşılığı. Bana yapılan saldırılar hiç kimseye yapılmamıştır.
Amaçları sizi yıldırmak mıydı?
Beni küçümsemek için dolmuş müziği yapıyor diyorlardı. 1970’li yıllarda trafik müdürlüğünden bilgi almıştım. Rahmetli Sadettin Savaş beyden rica etmiştim “İstanbul’da ne kadar araba var” demiştim. Bana 15 bin olduğunu söylemişti. Benim sadece İstanbul’da albümüm; 400 bin üzerinde satıyordu. Bu rakamdan 15 bini çıkaralım, peki geri kalan 385 bini nerede.
Bu dayatmacı düşüncelerle sizi yıldırmaya çalışanlar, yıllar sonra karşınıza nasıl bir pozisyonda çıktı?
Çoğu özür dilediler. Onların arasında bir çok bilim adamı ve siyasi vardı.
Halkın sizin şarkılarınızla mutlu olması kimi niçin rahatsız etti ki?
En büyük muhalifim TRT ve çevresiydi. Var olan ilkelere ters düştüğüm için bana karşı çıktılar. Ben de TRT’nin ilkelerinin gelişmeyi engellediğini ve sanatın kesinlikle sınırlanmaması gerektiğini anlatıyordum.
Sanatınızla ilgili yaptığınız birçok şeyi halkın taktirine bırakıyorsunuz. Halk sizi kendinden biri gibi görüyor. Halktan birisiniz ama, halk konseri vermiyorsunuz?
Son zamanlarda konser vermeyi düşünmeye başladım. Fakat istediğim ortamı bulursam.
Halk sizi iyi sanatçı, iyi bir eş ve iyi bir baba olarak tanıyor. Bilmedikleri bir yönünüz var mı?
Kerem gibi her şeyi ortada olan biriyim.
AB Türkiye’nin geleceğini size göre nasıl değiştirecek?
Avrupa birliği görüşmeleri 8-10 yıl sürebilir; belki de daha erken bazı sorunları aşabiliriz. Aslında aşabilecek bir durumdayız. Bu arada iç işlerimize karışmak isteyenler de yok değil. Ermeni olayı, Kıbrıs’ı yanlış yerlere götürmek isteyen mihraklar olabiliyor. Ama biz burada ne yaparsak yapalım Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kavramıyla hepsini çözebiliriz. Kıbrıs konusunda da bir taviz verildiğini sanmıyorum. Kıbrıs’ı kimsenin vermeye niyeti falan yok. Böyle bir şey olmaz. Gerek muhalefet gerek iktidar olarak Türkiye için insanlık için çalışalım.
Yıllardır aynısınız, adeta yıllara karşı geliyor gibisiniz. Özel bir formül mü var.
Öyle görünüyorsam teşekkür ederim. Berhudar ol. Eh…. 36-37 yaşında ancak böyle görünüyorum.
Dünyaya bir mesaj vermenizi istesem. Hangi şarkınızı slogan olarak söylersiniz
Haklısın haklı bence sende haklısın. Hak aranır eğer varsa. Aranıp da bulunursa kimin hakkı kimde kalır eğer razı olunursa. Herkes ben haklıyım diyor haksız olan kimdir. Herkes en çok bana diyor razı olan kimdir. Bu nasıl hak aranışı bu nasıl hak dağılışı. Herkes farklı farklı ister bu nasıl fark yanlışı haklıyız haklı! Yaşadığımız için haklıyız haklı insan olduğumuz için !!!!!

YİNE YEŞİLLENDİ FINDIK DALLARI
Orhar Gencebay, bir gün Samsun’dan Çarşamba’ya giderken ‘Yine yeşillendi fındık dalları”türküsünün bağlama ile çalındığını duyunca çok etkilenmiş. Gencebay’ın sanat hayatına atılmasına bu şarkı vesile olmuş.
Bir bağlama üstadı olan Gencebay, müziğe başladığı ilk yıllarda Batılı nefesli sazlardan oluşan orkestralarda tenor sax çalmış.
Ünlü sanatçı 16 yaşında rock ve cazla ilgilenmiş.
Gencebay, ses sanatçısı olarak adını ilk kez “Başa Gelen Çekilirmiş” adlı plakla duyurdu.
Meral Özbek’in yazdığı ‘Popüler Kültür ve Orhan Gencebay Arabeski’ sanatçının yaptığı müziği özetleyen bir eser.
Sanatçı, ‘Benim Arabeskim’ adlı bir kitap yazıyor.
Sanat hayatı boyunca bir kez bile halk konseri vermeyen Gencebay, kalp ameliyatından sonra konserlere çıkma kararı aldı.
ORHAN BABA’NIN KORKUSU ASANSÖR
En çok ne zaman keyiflenirsiniz: Torunum Efe’yleyken.
En çok kızdığınız: Yalan.
En sevdiğiniz yemek: Bakla hariç her tür yemek. Baklayı bir türlü sevemedim.
Kimleri dinlersiniz: Doğal olanı icra edenleri. Aynı zamanda aklın ve duygunun zirveleri olan büyük eserleri .
En son hangi filmi izlediniz: Televizyonda çok film izlerim. Son olarak yönetmenliğini Yavuz Tuğrul’un yaptığı Şener Şen’in rol aldığı ‘Gönül Yarası’ adlı filmi izledim. Çok beğendim. Ayrıca haberleri hiç kaçırmam. İyi bir belgesel izleyicisiyim.
Olmazsa olmazınız: Sevgi ve saygı bir de çalışmak.
Tuttuğunuz takım: Milli takım
Fobiniz: Asansör. 20 yaşında iki defa asansörde kalmıştım. Bir defasında 6 saat boyunca çıkamadım. Çok eski bir asansördü. Ondan sonra uzun yıllar asansörden uzak durdum. Ama son zamanlarda biniyorum.
Hobiniz: Uzayla amatör olarak ilgileniyorum. Bu konuda yayınlanan kitapları dergileri takip ediyorum. Ayrıca uzayla ilgili yapılan gösterileri izliyorum. İnternetten bu konuda bilgiler ediniyorum. Uzayın yüzde 90’ı hiç bilinmiyor. Yüzde onun yüzde biri biraz biliniyor.

RAMBO YAŞAR
Orhan Gencebay’ın kedisi Yaşar. Diğer adıyla Rambo Yaşar. Adına bakmayın yürüyecek hali yok. Tam tamına 19 yaşında olan Yaşar, 19 yıldır ünlü sanatçının dostu. Hep yanında olmuş. Gencebay, onu yaşatabilmek için çok uğraştığını söylüyor. Ve kendi eliyle besliyor. Tam bir centilmen Yılların Orhan abisi beni Levent’te bulunan stüdyosunda ağırlıyor. Ben trafiği düşünerek erken gidiyorum ama o verdiği saatte beni odasına kabul ediyor. (Zaten böyle olacağını tahmin etmiştim.) Karşımda sanatı,saygılı tavrı ve duruşuyla sanki bir dev var. Beni ayakta karşılıyor ve ben oturmadan da oturmuyor. İki saatlik röportaj boyunca koltuğun ucunda omuzlar dimdik duruyor. Yorulacak ve omuzlar düşecek, diyorum ama yanılıyorum. Karşısında dev bir ekran var. Bir ara izin verir misiniz bu haber beni çok ilgilendiriyor diyerek televizyonun sesini açıyor. Konya ovasında yaşanan kuraklıkla ilgili haberi pür dikkat dinliyor ve çok üzüldüğünü söylüyor. Bu arada röportaj birkaç kez yarıda kesiliyor. Konuklar ağırlıyor. Röportajın sonunda bu söyleşiden çok keyif aldığını belirtiyor. Büyük nezaketi ile beni dış kapıya kadar uğurluyor. Yeni Şafak’a sevgiler diyor.

Bir önceki Sanatçı ilk önce Kendine Çeki Düzen Vermeli başlıklı haberimiz etiketi, ferdi tayfur etiketi ve konser etiketi hakkında bilgiler verilmektedir.