İlk Konser 1 Haziran

Orhan Gencebay için hazırlanan albümün geliri ile hayırlı bir işe imza atarak okul yaptırma kararı alan Polat Yağcı, yeni hayalini ise Zaman Gazetesinde verdiği röportajda açıkladı;

Büyük bir projeyle müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanan Yağcı, bunun geliri ile de cami yaptıracağını söylüyor.

 

 

Birçok insan, isminizi Orhan Gencebay için yaptığınız projeyle duydu. Hikâyeniz nasıl başladı?

Çocukken daha çok babaannemde kalırdım. Onların mahallesinde pazar kurulurdu. Çevredeki çocukları toplar, yaşlı kadınların eşyalarını taşıtırdım. Akşam da parayı bölüşürdük. Ben de komisyonumu alırdım. İlkokul ikinci sınıfta  düğün salonlarında çay partisi organizasyonları yapıyordum. Biletleri harita metot defterlerinden kesip  üstüne kalemle tarih ve saat yazarak yapıyordum. Arkalarına da mum eritip mühür yapmıştım.

İstanbul’a gelmeye nasıl karar verdiniz?

İstanbul’a gelmeden önce de İzmir ve Manisa’da sürekli konser ve farklı organizasyonlar yapıyordum. İzmir’de Yalçın Menteş’in gösterilerinin organizasyonunu da yapıyordum. Onun gazıyla İstanbul’a geldim. Buraya geldikten sonra iş büyümeye başladı. Önce organizasyon, sonra menajerlik, sonra da prodüksiyon oldu.

Aynı zamanda birçok ünlü sanatçının menajerliğini yapıyorsunuz. Bu isimleri birlikte çalışmaya nasıl ikna ettiniz?

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Sonuçta bu işi herkes yapabilir. Ama senin farkın varsa, sanatçı seninle mutlu ve huzurluysa bu ağızdan ağza yayılır. Başarılı bir iş yaptığında yavaş yavaş yayılır, kötü bir iş yaptığında hemen yayılıyor. Hiçbir şey bir anda olmadı. Önemli olan, insanların size güvenmesi. Benim parasını alamadığım işler olmuştur ama bende kimsenin parası kalmamıştır.

 

Peki menajerlikten yapımcılığa geçiş, Poll Production’u kurma süreci nasıl gelişti?

Benim böyle bir niyetim yoktu. Erol Köse yapım işini bırakıyordu. ‘Aramızda bir para muhabbeti vardı. İstersen sözleşmeleri sana devredeyim’ dedi. Ben de ‘Tamam’ dedim. Zaten Kutsi’nin menajerliğini yapıyordum, albümü birlikte yapalım dedik. Asuman Krause ve Sami, ‘Biz de seninle yürüyelim’ dedi. Ardından yine menajerliğini yaptığım İzel, şirketinden ayrılıp ‘Albümü de sen yap’ deyip geldi. Ardından Hande Yener, ‘Ben de taşın altına elimi koyuyorum’ deyip geldi. Bir anda prodüksiyona girdik.

Yapımcılar genelde ‘sanatçıların patronu’ olarak anılır. Sizin aranızda nasıl bir ilişki var?

Ben her şeyi sanatçılarla birlikte yapıyorum. Aramızda patron sanatçı ilişkisi yok. Biz takım gibi çalışıyoruz. Ben hiçbir zaman patron moduna giremem. İstanbul’a otobüsle geldim ve cebimde para yoktu. Dışarıdan bakan biri özenebilir, ama normal bir hayatım var.

Niye, para kazanmıyor musunuz?

Çok şükür kazanıyorum, ama öyle yatlarım katlarım yok. Evim de yok, olsun diye bir derdim de yok. Hayatımdaki en büyük lüksüm arabam. Eşim öğretmen, iki de çocuğum var. Kazandığım parayı işe yatırmayı seviyorum. Yeter ki sağlam ve kalıcı işler yapıp, müzik sektörüne yön verebileyim. Sana bir yalı verelim ya da dünyayı sallayacak güzel bir şarkı verelim deseler ben şarkıyı tercih ederim. Gerekirse 1+1 dairede de yaşarım.  Müzik benim için başka bir şey. Çünkü o yalıda ben ve etrafımdaki birkaç kişi mutlu olacak ama o şarkı patladığında milyonlarca insan mutlu olacak. Onun tadı hiçbir şeyde yok.

Sosyal medyada yazdıklarınız sürekli konuşuluyor. ‘Yine esti gürledi’ diye haberler yapılıyor…

Bazı insanlar bu mecrayı gerçekten, bazıları da sahte olarak kullanıyor. Dışarıdan başka içeriden başka, yani oynuyor. Ben oynamıyorum. Neysem onu yazıyorum. Umurumda değil, orası benim özel alanım, kafama göre takılıyorum. Kimseyi rencide etmiyorum, hakaret de etmiyorum, ama her şeyin farkında olduğumu da buradan ilan ediyorum. Piyasada dönen oyunlardan  haberdarım diyorum.

Piyasa çok mu kirli?

Piyasa kirli değil. Belli başlı kişiler piyasayı karıştırıyor. 170 tane yapım şirketi var. Bunlardan bazıları gerçekten kendi işinde, bazıları da başkasının işinde. Başkasının işinde olanlar kendi işinde olsa sektör daha iyi yerlere gelir.

 

 

Statta albüm reklamı gibi alışılmamış işlere imza atıyorsunuz…

Normal ve sıradan işler yapmayı pek sevmiyorum. Yenilikleri ve ilkleri yapmayı seviyorum. Biz insanlara hayal satıyoruz. Bu hayali alıcısına en iyi şekilde sunmalıyız. Bu işte özne sanatçı, onu ön planda tutmalısınız. Maalesef ülkemizde şirketler sanatçıdan çok kendi derdi ile meşgul. Kendi reklamını yapmaya çalışıyor. Sıkıntı burada başlıyor. Ben tam tersini yapıyorum.

Her albüm öncesinde çok heyecanlandığınız gözleniyor…

Doğru şarkıyı yakaladığınız anda onu bir an önce insanlarla buluşturmak için ölüyorum adeta. Örneğin bu hafta Piston grubu çıktı. Hâlâ heyecandan elim ayağım titriyor. Günde ortalama 5 saat uyuyorum. Hergün on stüdyo dolaşıyorum. Kasada bitmiş on albüm var, üzerinde çalıştığım on dört proje var. Hepsini teker teker takip ediyorum. Üstüne sadece logo koymakla albüm yapılmaz.

Bir tane de cami yaptıracağım

Gelelim Orhan Gencebay projesine. Onu nasıl  ikna ettiniz?

Sektörden birçok kişi ‘Orhan Gencebay zor adam, anlaşamazsın’ diyordu. Daha önce çalışamadıkları için, bilmedikleri için herkes yorum yapıyordu. Oysa ki hiç öyle biri değil. Bu projeyi daha önce üç şirket daha denemiş, yapamamış. Gezegen Mehmet ile birlikte gittik. Önce kabul etmeyecek gibi oldu ama ‘Biz her şeyi halledeceğiz’ diyerek ikna ettik.

Onun için gerçekleştirdiğiniz geceden sonra yapılan olumsuz yorumlar sizi üzdü mü?

Kendi adıma değil ama Orhan Baba’nın üzülmesine üzüldüm. Haksız yere yazılar yazıldı ve yorumlar yapıldı hakkında. ‘Bilet sattı’ dediler, satmadık. ‘Star TV’de para aldı’ dediler, almadık. Turkcell’den de para almadık. Zaten o geceye kadar albüm 800 bin tiraja gelmiş. Bu albümün böyle bir şeye ihtiyacı var mı?

Bu kadar satacağını öngörmüş müydünüz?

Biz bu işe girerken albüm satsın ya da para kazanalım diye yola çıkmadık. Buradaki tek kıstasımız Orhan Gencebay’a yakışır bir iş yapabilmekti, nitekim öyle bir iş oldu. Ama “albüm satmaz” tabusunu da yıkmış olduk. Albüm satıyormuş. Yeter ki doğru işi, doğru projeyi ve şarkıyı bul.

Albümün geliri ile okul yaptırıyorsunuz…

Bu işten bir para kazanıldı ve bunu çok insan konuşup yazdı. O paranın gözlü para olduğuna inanıyorum. Ben de ‘Biz bu işe para için girmedik ama Allah nasip etti’ deyip o parayı okula aktardım. Para cebime girmedi, herkes rahatladı. Bana kalan tek ve en önemli şey Orhan Polat Yağcı İlköğretim Okulu oldu. Şimdi başka bir proje yapıyorum. O da böyle satarsa onunla da cami yaptıracağım. Paranın derdinde olan bir adam değilim. Boğaz’da balık yemektense Eminönü’nde balık ekmek yemeyi tercih ederim.

Dünya çapında projeler yapmayı düşünüyor musunuz?

Yakın zamanda var böyle bir proje zaten. Çok konuşulacağını söyleyebilirim.Orhan baba’nın sahne dekoru Madonna’nınkinden daha iyi olacak

Bugüne kadar hiç sahneye çıkmayan Orhan Gencebay’ı sahneye çıkmaya da razı ettiniz. Gelecek yaza başlıyor konserler…

Orhan Gencebay bugüne kadar sahneye çıkmamış ama bugüne kadar onun kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldıracak biri de çıkmamış karşısına. Şu ana kadar herkes ona para ile gitmiş. Çok büyük paralar teklif edenler olmuş. Ama ben para ile gitmedim, onunla başka bir şey konuştum. Orhan abiye “Allah sana uzun ömür versin ama bugüne kadar insanların karşısına çıkıp onların gözlerine hiç bakmadın. İnsanlar Orhan Baba diye ayılıp bayılıyor, hiç seni canlı dinleyemeyecekler mi?” dedim. Dünyada altmış yıldır müzik yapıp hiç sahneye çıkmayan bir sanatçı yok.

Peki ne kadar konser yapmayı düşünüyorsunuz?

İlk etapta on konser yapacağız. 1 Haziran’da başlayacağız. Stat konserleri yapacağız. İstanbul Arena, İzmir Atatürk Stadyumu… Çok büyük prodüksiyon yapıyoruz. Madonna konserini herkes ağzı açık izlemişti. İnanın onun üzerinde bir sahne dekoru yapıyoruz. İlk defa olduğu için uçmak zorundayız ve çok büyük şeyler yapmak zorundayız. Şunun garantisini verebilirim, bu konuda mütevazılık yapamayacağım, o konserlerden çıkan herkes ‘Biz bugüne kadar hiç konser izlememişiz’ diyecek. O işi yaptıktan sonra en az beş sene üzerine kimse çıkamayacak.

 

http://www.ucankus.com/detay/97644/flas-kisa-sure-once-okul-yaptiran-polat-yagci-yeni-bir-hayir-isine-hazirlaniyor-unlu-yapimcinin-ozel-aciklam

Bir önceki Türk Müziğinde 1974'ün bombaları başlıklı haberimiz etiketi, konser etiketi ve orhan gencebay 1974 etiketi hakkında bilgiler verilmektedir.